BU HİKAYE TAM AB'NİN BİZE YAPTIRDIKLARINI ANLATIYOR!!!

4/5/2006 ·

Hikaye bu ya;

Vaktiyle Ege`nin bir yöresinde tüm çevreyi titreten,
astığı astık, kestiği kestik bir efe varmış. Boylu,
poslu ve çok da yakışıklıymış ama hiçbir kıza gönül
vermediği gibi kızlara bağlanırım diye mümkün mertebe
soygunlar dışında köylerden de uzak durmaya
çalışıyormuş.

Gel zaman git zaman, bizim efe şeytana uymuş ve gece
şehre yalnız inmiş. Şehrin ileri gelen zenginlerinden
bir Rum, efe` yi korkudan evinde ağırlamış.. Zengin
Rum`un güzel ve işveli kızını gören bizim efe de kıza
deli gibi tutulmuş.

Sabah dağa dönen efenin günleri, artık hep kızı hayal
etmekle geçiyormuş. Adamları ile eskisi kadar
ilgilenmediği gibi artık soygunlara da pek iştahlı
katılmaz olmuş. Dağda otoritesinin azalacağından
korkan efe, kızı babasından istemeye karar vermiş.
Öyle ya; Kızın babası zengin.. Evlenip şehre
yerleşirse hayatı da kurtulacak ve dağda ihtiyarlamak
zorunda kalmayacak.

Kızı babasından ister ama kız, ailenin tek kızıdır ve
babasının şartları vardır. Kızın babası "İlk şartım;
Madem benim damadım olacaksın. O zaman bizim gibi
kültürlü, medeni olmalısın. Önce bıyıklarını
keseceksin ve dağda bir ay öyle Efelik yapacaksın.
Sonra diğer iki şartımı da yerine getirirsen kız
senin!" diye şart koşar. Bizim efe celallenir
"Bıyıksız efe mi olur lan?!" diye bağırır, kızar ama
adam Nuh der peygamber demez. Kaçıracak ama kız da
babasının sözünden çıkmamaktadır. Efe ne yapsın? Tek
çare babayı memnun etmekten geçiyor.

Güç de olsa bıyıkları keser. Ama bu kez dağda
otoritesi sarsılmaya başlar.. Adamları " Efem bu ne
iştir?" derler. Efe de bir kıza tutulduğunu ama
babasının bu şartı öne sürdüğünü söylese de adamları
inanmazlar.

Bir ay sonra kızın babasına gider ve ilk şartı yerine
getirdiğini söyler. Kızın babası, bu kez; " Senin
niyetinin ciddi olduğunu anladım. Benim kızım için
çeyiz dizmek gerek. Dağdaki tüm altınlarını bana
getireceksin. Nasıl olsa kızımı aldığında benim
mallarımın tamamı senin olacak." Efe çaresiz dağa
çıkar, adamlarının hisselerine düşen altınları da borç
olarak alır. Sözünde duracağının nişanesi olarak da
tüfeğini arkadaşlarına verir, tabancası ile şehre
gelir. Kızın babasına paranın tamamını verir. Kızın
babası da " Nikah yapılmadan evimde oturamazsın. Söz
yüzüğü takma törenine kadar benim bahçıvanım Yorgo ile
kulübesinde kalırsınız." diyerek efe`yi Yorgo`nun
kulübesine gönderir. Yorgo da çam yarması gibi bir
heriftir ama efe`den çekinir. Yorgo ile efe bir müddet
aynı kulübede yaşarlar.

Aradan bir süre geçtikten sonra efe kızın babasının
karşısına dikilerek; Söz takma töreninin hala niye
yapılmadığını sorar. Kızın babası da "Yarın bir
ziyafet veriyorum. Şehrin tüm ileri gelenleri
katılacaklar. Sen de o toplantıya katılacaksın ve
herkesin önünde benden kızımı istersin. Ben de
herkesin şahitliğinde kızı sana veririm. Kimse bana
kızını korkudan verdi demez." der ve efe de kabullenir
ama arkadan üçüncü şart gelir; "Sen dağda yaşamaktan
insan içine pek çıkmamışsın. Böyle kaba konuşma ve
yürüme ile olmaz. Benim kız sana yürümeyi ve kibar
konuşmayı öğretsin de; bizi törende mahcup etme!" der.


Efe için son şart çok ağır gelmiştir ama kızı almak
için tek yol bu kalmıştır. Kızdan vazgeçse dahi, artık
dağa da çıkamayacaktır. Dağdakiler, alacaklarını
isteyeceklerdir. Çaresiz, son şartı da kabul eder ve
ne kadar ağır gelse de kızdan yürüme, kibar konuşma
derslerini alır..

Akşam konakta büyük bir ziyafet vardır.. Şehrin tüm
ileri gelenleri ile efenin dağdan gelen arkadaşları
toplanmışlardır. Bizim efe de şehirliler gibi giyinir
ama görünüşü, duruşu, konuşması itibariyle artık eski
efe değildir. Yemekte herkes gözlerine
inanamamaktadır. Efe yemek esnasında "Kuşum Aydın "
gibi yürüyerek kızın babasının önüne gelir ve "Ben efe
...... olarak, herkesin şahitliğinde kızınıza
talibim." der.

Kızın babası ise " BENİM İBNE` YE VERİLECEK KIZIM YOK
! " diye kestirip atar.

* * *
Galiba AB yolunda Efe(!) gibi olacağız.

* " Terörle mücadele yasasını değiştirin. " dediler.
Yasayı değiştirdik, terörle mücadele edemez hale
geldik. Artık teröristler, İstanbul`da, Mersinde,
İzmir`de kısacası her yerde yürüyüş yapar hale
geldiler. ( Şu anda, ABD de veya AB de El kaide
yandaşları Usame Bin Ladin resimleri ile gösteri
yürüyüşü yapabilir mi? ) Oysa biz, hala da şehitler
veriyoruz.

* " 48 saatlik gözaltı süreniz uzun kısaltın."
dediler. 24 saate düşürdük. Kendileri ise Londra Metro
saldırılarından sonra 28 güne çıkardılar.

* " İfade özgürlüğünü genişletin ." dediler.
Atalarımıza sövenleri yargılayamazken ( O. PAMUK `un
davasının hangi kanuna dayanarak düştüğünü
açıklayabilecek hukukçu var mı? ) Kendileri Ermeni
soykırımı olmamıştır diyenleri yargılayabiliyorlar.

* " Dil özgürlüğünü genişletin." dediler. Genişlettik,
Kürtçe, Zazaca kursları açtık. Kendileri (Hollanda)
sokakta başka dillerin konuşulmasını yasaklamaya
çalışıyorlar.

* " Her türlü şartı yerine getirseniz dahi, sizin
ülkeniz ve nüfusunuz çok büyük olduğundan son kararda
AB nin hazmetme kapasitesine (İngilizcesi tam bu
anlamı vermiyor ama gazetelerde bu şekilde tercüme
ediliyor.) göre sizi alıp almayacağımıza karar
vereceğiz." diyorlar. Kahin değilim ama yaptıkları
çalışmalara göre, Türkiye AB`nin tahmini müzakere
süreci sonunda küçülmüş iki Devlet veya Federasyon
olacaktır. İnanmayan Sayın Osman DİYADİN` in Ben şehit
miyim, Hain mi?.. adlı kitabını ve bu haftanın (3
Şubat 2006) TEMPO dergisini okusun. Adamlar Diyarbakır
Kürtlerin başkentidir diyebiliyorlar. Artık hangisini
hazmedebilirlerse onu alırlar. (Peki bu kadar
verdiğimiz sivil - asker şehitlerimiz mi? diye
sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü (!) )

* "Güney Kıbrıs Rum Kesimi için; Kıbrıs Cumhuriyeti
olarak tanıyın, yoksa giremezsiniz! " diyorlar.
Bizimkiler yakında tanıyacaktırlar. Daha doğrusu
tanımak zorundadırlar. Tanıdığımızda ise; KKTC`den
vazgeçtiğimiz gibi, bağımsız bir ülkenin toprağını da
silah zoru ile 33 sene işgal altında tutmuş
olacağımızdan(!) 33 yıllık işgal tazminatı ödeyeceğiz.
(Louzidiu davası benzeri) Yetmedi; 1973 Barış
harekatında ölen Rum askerleri için dahi tazminat
ödeyeceğiz. Tüm bu tazminatları ödeyebilmek için
herhalde Trakya`yı versek yine ödeyemeyiz. (Ya bizim
şehitlerimiz? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü
(!) )

* " Ermeni soykırımını biz tanıdık. Siz de tanıyın,
yoksa giremezsiniz!" diyorlar. Haklı olmamız veya
bizim insanlarımızın soykırıma uğramış olması önemli
değil. Önemli olan onların tanımış olmaları. Yoksa,
"Sizi aramıza almayız." diyorlar. Diyelim ki tanıdık;
bu kez haksız yere katil millet olarak damgalanacak ve
korkunç tazminatlar ödeyeceğiz. Tazminatların peşinden
toprak talebi de gelecek. (Ermenilerce şehit edilen
atalarımız mı? nasıl olsa onlar Türk` tü (!) )

* " Azınlıklar ve Din özgürlüğünde adım atmalısınız! "
dediler. Henüz biz adım atmadan Misyoner radyolarını
kurdular (İstanbul`dan dinlenebilen Müjde FM), her gün
24 saat Hıristiyanlık propagandası yapılıyor. Aynı
derginin (TEMPO) 51. sayfasında da Watch Tower İncil
ve Dua Örgütünün verilerine dayanarak Türkiye`de 1679
Protestan misyonerin görev yaptığını, 243 kişinin
Hıristiyanlaştırılıp vaftiz edildiği belirtiliyor.
Hepimiz bir gecede hıristiyanlaşsak bile bizi
aralarına kabul etmezler.

* " Özelleştirmeleri hızlandırın." dediler. Biz
kıçımızdaki donumuzu bile satmaya kalkışıyoruz.

(Atatürk Samsun`a çıktığında Madenler yabancılarda
idi, Şehir hatları yabancılarda idi, Demiryolları,
sanayii yabancılarda idi. (Hatta T. ÖZAKMAN Şu Çılgın
Türkler kitabında Konya`dan askeri birliği taşıyan
trenin makinistinin Rum olduğunu, Türklere bu işin
öğretilmediğini yazar.)

Artık kesinlikle eminim ki, biz de Efe`nin akıbetine
uğrayacağız..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (8) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!

8 yorum yazılmıştır

Yazan:Fikri BULANIK | Tarih: 2009-01-02 01:52:10
Konu: Kürtçe'nin Özgürleştirilmesi....

Süper bir benzetme...Ancak bu kadar olur ...29 Aralık akşamı TRT de yayınlanan, sunuculuğunu tayfun Talipoğlu'nun yaptığı "NASILSINIZ" programı bu örnekle birebir örtüşmekteydi sanki...Buraya uzun uzun yazmak yerine TV 7, Aktüel, Nasılsınız programı için yazdığım yorumlarımı da sizin okumanızı öneririm...Nasıl olsa şu durumda hainler cirit atıyor, biz de işte buralarda "körler sağırlar birbirini ağırlar" oynuyoruz...Elbet bir gün...

Fikri BULANIK
Araştırmacı-Yazar (Müzik)

Bağlantı »

Yazan:pelin | Tarih: 2008-11-29 18:30:04
Konu: bu hikaye tam AB'nin bize yaptıklarını anlatıyor

ya herkezin dediğine katılıyorum herşeyi özlleştiriolar gerçkten kardeşim çom doğru demşsin türkiyede devletin malı denilen bişey kalmadı artık resmen bizmle oynuolar bizde seyredioruz elimzden bişe gelmio

Bağlantı »

Yazan:CANER | Tarih: 2007-07-27 19:43:35
Konu: EFE SEN EFELİKTENÇIKTIN BE BABA..........

BENCE YAZDIKLARIN COK DOGRU BİZ ÜLKE OLARAK EFEYİ DE GEÇTİK NE BU TAVİZLER HERKESİN SIRT DÖNDÜGÜ İGRENDİĞİ BİR ÜLKEYE KARŞILIK BİZ HALEN DAHA YALAKALIK YAPMAYA CALIŞIYORUZ. ARTIK KENDİ KOMŞULARIMIZA VE DİĞER TÜRKİ CUMHURİYRTLERE AĞIRLIK VERİP KENDİ AVRUPAMIZI KURALIM...........

EFE GİBİ OLURSAK BENLİĞİMİZİ YİTİRİRİZ.............

Bağlantı »

Yazan:gerçekler acıdır | Tarih: 2007-06-26 13:54:39
Konu: efenin hali

helal her sözünüze katılıyorum inşallah sonumuz efe gibi olmaz bu millet nerelerden buraya geldi iki üç çapulcuya kalmaz bırakmayız elinize saglık

Bağlantı »

Yazan:DELİOĞLAN | Tarih: 2007-02-19 23:07:22
Konu: ALTINA İMZAMI ATARIM

Arkadaşım gerçekten çok doğru tesbitler bunlar. Bir gün biz de bu Efe gibi olacağız. Bazı kişilerin artık kafasını kumdan çıkarması gerekiyor. Yaşasın Turan , Yaşasın Türk Birliği...

Bağlantı »

Yazan:gencbestekar | Tarih: 2007-01-20 20:54:00
Konu: tık tık tık huuu müsaade var mi dur da :)

merhaba arkadaşım.efe hikayesi ve bua mütakip AB nin bize dayattıklarıyla benzeti kurduğun yazı ayrı bir olgunluk.kesinlikle haklısın ve bunlarda bizim acı gerçeklerimiz.hoş bşr blog calışması vucuda getirmişsin.blogunu bakarak duygu ve düşünce tarzını tahmin etmek hiçte zor değil.samimi olduğu kadar sıcak bir hava var bloğunda.sana başarılar dilerim.sevgi ve muhabbetlerimle...

Bağlantı »

Yazan:Burcin | Tarih: 2006-11-15 21:23:02
Konu: slm.a.

slm.a. yazi güzel.. ellerine saglik.. selametle..

Bağlantı »

Yazan:osman | Tarih: 2006-08-13 13:35:01
Konu: slm

merhaba beyza nasılsın kolay gelsin çok mükembel bi site olmuş eline gönlüne sağlık herzaman ziyaret edecem siteni kendine iyi bak görüşmek dileğiyle cevap yazmak istersen adresim ozi_06_@hotmail.com

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »